ESTANTENE/Mizah&Geyik


Mizah, fıkra, geyik, diziler
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sarışın Fıkraları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 12/10/10
Nerden : İzmir

MesajKonu: Sarışın Fıkraları   Perş. Ekim 14, 2010 1:40 am

SARIŞIN FIKRALARI

Sarışınların kafalarının az çalıştığı bir hurafemidir gerçeklik payı varmıdır bilmiyorum. Ne olursa olsun dünya üzerinde sarışınların çok da akıllı olmadıkları bir gerçek. Bu sebeple olacak ki sarışınlar için özel fıkralar anlatılır olmuş.Sarışın fıkralarının diğer bir özelliği de cinsel içerikli şakaları barındırmalarıdır. Bizde burda yaklaşık 20 tane sarışın fıkrasını sizlere sunuyoruz.İyi gülmeler

MÜLLER

Müller akşama doğru Hamburg´da bir otele yerleştikten sonra, sokağa çıktı. Geceyi eğlenerek geçirmek istiyordu. Bir taksiye bindi, Şofor sarışın ve güzel bir kızdı. Ona: - "Beni bu gece en ucuz ve en tatlı eğleneceğim bir yere götürün," dedi. Şoför kız: - "En ucuz ve en tatlı", dedi ve hareket etti.

SARIŞIN YILDIZ

Sarışın yıldız adayı, üstü açık kırmızı arabasını gecenin bir vakti iyice tenhalaşmış ve loşlaşmış Hollywood Bulvarı´nda hızla sürerken trafik polisi çevirdi.. - "Hanımefendi, ehliyetiniz lütfen.." - "Ehliyet nedir, afedersiniz?." - "Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır, hanımefendi. Üzerinde resminiz vardır." Sarışın yıldız adayı cüzdanını çıkardı, içinden bir yığın kart döküldü. Üzerinde resmi olanı buldu, uzattı. Polis "Teşekkür ederim" dedi, "Şimdi de ruhsatınız lütfen.." Sarışın mahçup mahçup sordu gene.. "Ruhsat nedir?.." "O da deyim yerinde ise arabanızın kimlik kartıdır. Genelde torpido gözünde durur" diye sabırla yanıtladı polis.. Sarışın torpido gözüne uzandı. Orada gerçekten öyle bir kart vardı. Onu da polise uzattı. Polis ehliyet ve ruhsatı inceledi. İkisi de mükemmeldi. Görünürde her şey normaldi ama ortada da bir gariplik vardı. "Bir dakika lütfen" dedi sarışına ve motosikletinin yanına gitti, telsizle merkezdeki nöbetçi arkadaşını aradı. Olanlari anlattı. Merkezdeki sordu: "Kadin sarışın mı?.." "Evet!.." "Mavi gözlü mü?.." "Evet!.." "Süper mini mi giyiyor?.." "Evet.." "Göğüsleri kazağından fırlıyor mu?." "Evet.." "O zaman hemen arabanın yanına git ve fermuarını indir." "Ne çıldırdın mı sen?.. Ben bunu nasıl yaparım!" diye bağırdı trafik polisi. "Sen git dediğimi yap" dedi, merkezdeki.. Trafik polisi sarışının yanına geldi, fermuarını indirdi.. "Neee" diye bağırdı, sarışın.. "Gene mi alkol muayenesi.."

BARDAKİ SARIŞIN

Orta yaşlı yakışıklı, barda yalnız başına oturan fevkalade seksi sarışının yanına oturmuş. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin edersiniz. Hangi kapıyı... Yatak odasının kapısını tabii. Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine uzanırlarken seksi sarışın sormuş: "Siz dişçisiniz galiba.." "Evet" demiş adam, biraz şaşkın.. "Nerden anladınız?.." "Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle, ne kadar titiz sabunladınız, ona dikkat ettim de.." Yarım saat sonra, seksi sarışın bir daha mırıldanmış: "Siz sadece dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi olmalısınız!.." Adam hafiften kasılmış. Yatağın başucundaki sigara paketine uzanırken mağrur mağrur sormuş: "Peki bunu nerden anladınız?.." "Hiçbir şey hissetmedim de.."

PUB

Amerika´da küçük bir kasabada tenha bir pub.. Hayli çarpıcı bir sarışın bara doğru yaklaşır ve barmene doğru eğilir.. Barmen hemen karşılık verir, o da eğilir barın üzerinden sarışına doğru.. Sarışının hareketleri de, sesi de iç gıcıklayıcıdır.. Elini uzatır, parmaklarını barmenin sakallarinin içine sokarken konuşur: "Buranın yöneticisi sen misin?" Sarışın, barmenin yüzünü iki eli ile okşarken adam yanıt verir: "Pek sayılmam.." Kadın ellerini barmenin sakallarından saçlarına kaydırırken gene kısık sesle fısıldar: "Bana yöneticiyi çağırabilir misin hemen, ona söyleyeceklerim var.." Adamın nefesi kesilir.. "Şu anda çağırmama imkan yok.." Tahrik oldugu artık iyice anlaşılmaktadır.. "Bana söyleyin, ben yardım edebilirim belki.." "Tabii edebilirsin" der, sarışın iyice kısıklaştırdığı sesi ile.. Bu sırada parmaklarını barmenin ağzina uzatmış, adamın onları emmesine de izin vermiştir.. "Tabii yardım edebilirsin hayatım.. Ona de ki, bayanlar tuvaletinde, tuvalet kağıdı kalmamış.."

İKİ GENÇ KADIN

Bir cumartesi sabahı.. İki genç kadın golf oynuyorlar. Sarışın olanı topu dikmiş.. Sopayı öyle bir savurmuş ki.. Top havada kurşun gibi uçmus, öbür delikte golf oynayan bir erkeğe o hızla çarpmış.. Kadınlar dehşet içinde, erkeğin iki elini bacaklarının arasında kelepçeleyip iki büklüm kaldığını görmüşler. Sarışın hızla oraya koşmuş ve özr dilemeye başlamış.. "Lütfen izin verin size yardim edeyim.. Ben bir fizik tedavi uzmanıyım ve eğer izin verirseniz çektiğiniz acıyı azaltabileceğimi biliyorum." "Yooo.. Yooo.. Gerek yok" diye inler gibi konuşmuş adam, elleri hala bacaklarının arasında kelepçeli.. "Önemli değil.. Birkaç dakika içinde düzelirim merak etmeyin.." Sarışın ısrar etmiş.. Öyle ısrar etmiş ki adam "Peki" demiş sonunda.. Kadın çok yumuşak hareketlerle adamın ellerini birbirinden ayırıp iki yana sarkıtmış önce. Sonra adami çimlere uzatmış. Pantolonun kemerini gevşetmiş.. Elini içeri sokmuş ve masaj yapmaya başlamış.. Biraz sonra sormuş.. "Şimdi nasıl hissediyorsunuz kendinizi.." "Harika" demiş adam.. "Harika hissediyorum.. Ama baş parmağım hala fena halde zonkluyor!.."

VANTROLOK

Vantrolok eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yükses sesle: - "Afedersiniz!" Bu çıkış üzerine vantrolok ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar... Sarışın: - "Görüyorum ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız. Peki söyler misiniz, bu kanıya nereden vardınız? Tek suçumuz saçımızın rengi mi yani? Sizin bu yaptığınız ırkçılık olmuyor mu? Kadınların bir çoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara hakaret etmiş olmuyor musunuz? Tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor mu? Söyler misiniz?" Bunun üzerine vantrolok çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile: - "Şey... Ben özür dilerim... Sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi..." Sarışın Vantrolok´un sözünü keser ve: - "Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum! Siz onu savunmayın, bırakın o cevap versin!"

SARIŞIN VE AT

Sarışın bir gün ata binmeye karar veriyor. Daha önceden hiç ders almamasına rağmen yardım istemeden sıçrayarak atın üstüne çıkmayı başarıyor. Ancak atın üstüne çıktığı anda at harekete geçiyor ve hızlanarak yola koyuluyor. Biraz ürken sarışın atın boynuna sıkıca tutunuyor. Bu arada at biraz daha huysuzlanarak üstündekini atacakmış gibi çırpınmaya başlıyor. Sarışın atın altına doğru kayarken can havli ile atın yelesine tutunuyor. Bir eli yelede bir ayağı üzengide yere deşecek gibi hızla hareket eden atın altında durmaya çalışırken, lunaparkın kahraman görevlisi gelerek atlı karıncayı durduruyor...

KÖR ADAM

Bardaki taburede oturan kör adamın biri barmene "Hey! Bir sarışın fıkrasi duymak ister misin?" demiş. Barmen birden tamamıyle sessizleşmiş. Yanındaki adam fısıltı ile ona "Fıkrayı anlatmadan önce bilmen gereken bir şey var. Barmen sarışın, fedai sarışın, ben de 1.95 boyunda, 200 kg ağırlığında karatede kara kuşaklı bir sarışınım. Bununla birlikte yanımda oturan adam 2.02 boyunda, 225 kilo ağırlığında sarışın bir halterci. Senin sağındaki arkadaş ise 2.20 boyunda, 300 kg ağırlığında sarışın bir güreşçi. Bunu ciddi olarak düşün bayım. Hala bu fıkrayı anlatmak istiyor musun?" Kör adam: "Hayır, en az beş kez açıklamak zorunda kalırım."

AIDS

Sarışının birisi erkek arkadaşıyla seks yaparken sorar: - "Sende AIDS yok değil mi?" Adam "hayır" der ve devam ederler. Biraz sonra tekrar sorar: - "Gerçekten sende AIDS yoktu değil mi?" - "Hayır dedim ya. Hem niçin durmadan soruyorsun?" Sarışın cevaplar: - "İkinci kez yakalanmak istemiyorum da..."

BRANDİ

Brandi adında sarışın bir iş kadınının işleri çok kötü gidiyormuş. İflas edince yardım için Tanrıya başvurmaya karar vermiş. Gece yatmadan başlamış duaya; "Tanrım, iflas ettim ve işyerimi kaybettim. Eğer yakın zamanda elime para geçmezse evimi de kaybedeceğim. Lütfen lotoyu kazanmamı sağla." Ertesi gün o haftanın loto çekilişi yapılmış ve başka biri kazanmış. Yine bir loto çekilişi öncesinde kadın yine dua etmiş: "Tanrım, işyerimi kaybettim, evim, kaybettim, eğer yakın zamanda elime para geçmezse arabamı da kaybedeceğim. Lüften yarınki lotoyu kazanmamı sağla." Ertesi gün lotoyu yine bir başkası kazanmış. Sonraki loto arefesinde kadın yine dua etmeye başlamış: "Tanrım, beni neden unuttun? İşyerimi, evimi, arabamı kaybettim, çok zor durumdayım, lütfen, lütfen bu seferki lotoyu kazanmamı sağla da işlerimi yoluna koyayım." Birdenbire ortalık ilahi bir beyaz ışıkla aydınlanırken gök aralanmış ve Tanrı seslenmiş: - "Brandi kızım, lotoyu kazanmak için önce loto bileti alman lazım..."

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://lord35.yetkinforum.com
 
Sarışın Fıkraları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Malatya fıkraları
» twilight hastalığının belirtileri XD süper ya...
» Branş Öğretmenlerimiz
» La Duena Nuevo Telenovela
» Yağmur Sarıgül'ün Hayatı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ESTANTENE/Mizah&Geyik :: Mizah/Eğlence :: Fıkralar-
Buraya geçin: